By Study UK

11 December 2019 - 10:33

Greater Manchester'da eğitimlerini sürdüren yaklaşık 100 bin öğrenciyle, kuzeyde yer alan bu gözde şehrin öğrenci olmak için harika bir yer olduğuna dair hiç şüphe yok. Manchester, University of ManchesterManchester Metropolitan University ve müzik konservatuarı olan Royal Northern College of Music'e ev sahipliği yapıyor. Greater Manchester bölgesindeki diğer şehirler ve kasabalarda da University of Salford ve University of Bolton gibi seçkin eğitim kurumları yer alıyor.

Fakat dersliklerin, konferans salonlarının ve müzik salonlarının dışında, Manchester’ı öğrenciler arasında bu kadar popüler yapan şey ne? İşte, Manchester'ı öğrenci olmak için harika bir yer yapan sekiz neden: 

1. Tam bir öğrenci şehri.

Böylesine büyük bir öğrenci nüfusuna sahip olduğundan, şehir ve çevresinde nereye giderseniz gidin her yer öğrencilere hitap ediyor. Sokak çarşıları ve şehrin dört bir yanına yayılmış konsept kafeleriyle, leziz olduğu kadar uygun fiyatlı yemekler her yerde. Üstelik, Manchester'ın sunduğu tüm lezzetleri deneyimlemeniz için sayısız öğrenci indirimleri de mevcut. Yaşayanların çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu alanlar bile var. Örneğin; üç farklı üniversitenin bulunduğu Oxford Road ve öğrenci yurtları ve evleriyle çevreyi bir öğrenci köyüne dönüştüren University of Manchester'dan kısa bir otobüs yolculuğu kadar uzakta olan Fallowfield. 

Bu şehrin sakinleri, Manchesterlılar anlamına gelen ‘Mancunians’ olarak bilinirler ve arkadaş canlısı olmalarıyla ünlüdürler. Tabii burada sadece Manchesterlılarla karşılaşmıyorsunuz. Şehrin içinde ve çevresinde yaklaşık 41 bin uluslararası öğrencinin olduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle, nerede olursanız olun, burada eğitiminizi sürdürürken çok farklı insanlarla tanışacağınızdan emin olabilirsiniz.

2. Dünyaca ünlü bir müzik camiası

Oasis, The Smiths, Joy Division ve The Stone Roses gibi gruplara ev sahipliği yapan Greater Manchester’da bu müzik mirası günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor. Deaf Institute gibi daha küçük müzik mekanlarından Albert Hall gibi özgün alanlara ve Manchester Arena gibi devasa sahnelere kadar uzanan zengin müzik seçenekleriyle, şehirde bir yerlerde her zaman gidecek bir konser bulabiliyorsunuz. 

Gece hayatı da oldukça renkli. Manchester’da geçireceğiniz bir gece, Canal Street’ten Deansgate Locks’a ve Warehouse Project’e kadar birçok farklı etkinlikle şekillenebiliyor. Ve gece hayatı demek illa ki müzik anlamına gelecek diye bir kaide yok. Bir dolu tiyatro ve komedi kulübü de bulmak mümkün. Palace Theatre, Opera Binası, Frog and Bucket ya da Comedy Store’un programlarında neler olduğuna bir göz atın. 

3. Muhteşem festivalleri 

Yağmurlu bir şehir olarak bilinmesine rağmen, yağışlı hava asla Manchesterlıların kutlama yapmak için sokaklara dökülmesini engelleyemiyor. Manchester’ın dört bir yanındaki büyük alanlarda insanların bir araya gelerek LGBTQ+ topluluğuna destek verdikleri Onur Yürüyüşü’nü kaçırmamalısınız.

Yaratıcılığı teşvik eden Manchester International Festival , farklı kültürlerden, çeşitli sanat formlarında çalışan tanınmış sanatçıların yeni ve dinamik eserlerini sergiliyor, eserler üretiyor ve ürettiriyor. Manchester'daki Çin Yeni Yılı kutlamalarında şehir, ışıltılı bir atmosfere kavuşuyor ve günlerce süren kutlamalar Çin Mahallesi sokaklarındaki ikonik bir geçit töreniyle sona eriyor. Şehir, Parklife ve Sounds of the City (Şehrin Sesleri) gibi öğrenciler arasında popüler olan daha birçok müzik festivaline de ev sahipliği yapıyor. 

4. Kültür zenginliğinden yana kuşkunuz olmasın

Manchester zengin ve büyüleyici bir tarihe sahip. Birleşik Krallık'ın sanayi devriminin merkezinde yer alan şehir, tekstil üretiminin öncülüğünde 19. yüzyılda şaha kalktı. Şehrin bu endüstriyel geçmişini temsil eden sembolü olan işçi arıyı, gittiğiniz her yerde göreceksiniz. Şehrin endüstriyel mirası hakkında daha fazla bilgiyi Museum of Science and Industry'de bulabilirsiniz. Sanattan futbola, Manchester'da keşfedilecek daha birçok müze ve galeri var. University of Manchester'ın bir parçası olan ve okulun kampüsünde kolayca bulabileceğiniz Whitworth Art Gallery'i ziyaret edebilir veya National Football MuseumImperial War Museum North ve Manchester Jewish Museum’u gezmek için şehir merkezine gidebilirsiniz. Biraz daha farklı bir deneyim arıyorsanız, göz alıcı John Rylands Library'yi ziyaret ederek tarihi koridorlarında keşfe çıkabilirsiniz.

The worker bee is a symbol of Manchester's industrial past.

5. Northern Quarter parmaklarınızın ucunda

Antika dükkanlarından çay ve kahve dükkanlarına, Manchester’ın Northern Quarter’ını sevmemek elde değil. Bir gezintiye çıkıp bölgeyi dolaşın ve muhteşem çeşitliliğe sahip sokak sanatının ya da mağazaların tadını çıkarın. Öğleden sonra birçok ilginç ve özgün mağazanın bulunduğu ‘eklektizm çarşısı’ Affleck's Palace'da kaybolmayı deneyebilirsiniz. Northern Quarter aynı zamanda harika kafe, bar ve restoranların da merkezi. Home Sweet Home'da çayınızı yudumlarken yanında bir dilim de kek yiyebilir, Ziferblat'ta sadece geçirdiğiniz süre için ödeme yapabilir veya Mackie Mayor'daki hareketli atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Kedi severlere de müjde! Artık Manchester'ın ilk kdi cafesi Cat Café'yi de deneyimleyebilirsiniz! 

6. İkonik bir spor şehri

Dünyada 'Manchester' dendiğinde futbolun bahsinin açılmamasının ihtimali yoktur. Hem Manchester United hem de Manchester City futbol kulüplerine ve bir o kadar ünlü stadyumlarına ev sahipliği yapan Manchester'dayken, kendinizi dünya çapında tanınan bir futbol mirasının merkezinde bulacaksınız. Fakat Manchester deneyiminiz sadece futbolla sınırlı kalmıyor. Bir gününüzü Lancashire Country Cricket kulübünde kriket izleyerek geçirebilir ya da bir Rugby Birliği maçında Sale Sharks'ın sahada nasıl parladığına tanıklık edebilirsiniz. Manchester’ın 2002 İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) Oyunları mirası sayesinde, Manchester Su Sporları Merkezi, Bölgesel Atletizm Arenası, Ulusal Squash Merkezi ve Manchester Velodromu’nu deneyimleme imkanına sahipsiniz. 

7. Harika ulaşım bağlantılarına sahip

Manchester, Avrupa'nın en işlek otobüs rotalarından biri olan Oxford Road boyunca gidip gelen Magic Bus adlı otobüsleriyle ünlü olsa da, çok daha geniş olan ulaşım ağı sayesinde uluslararası bir şehir statüsünde yer alıyor. Londra'ya trenle sadece iki saat uzaklıkta olması sayesinde başkente ve sunduğu zenginliğe kolayca erişebiliyorsunuz. Manchester'ın tramvay ağı genişliyor, böylece havaalanına gitmek veya Greater Manchester'ın normalde gitmeyeceğiniz bölgelerini keşfetmek daha kolay ve hızlı bir hal alıyor. 199 noktaya uçuş imkanı sunan ve Birleşik Krallık'taki en işlek havaalanlarından biri olan Manchester Havaalanı da dünyanın geri kalanıyla Manchester arasında bir köprü kuruyor.

8. Çevre bölgelere rakipsiz erişim

Şehirden çıktığınızda, Manchester'ın konumundan ve mükemmel ulaşım ağından en iyi şekilde faydalanabiliyorsunuz. Ülkedeki en iyi açık hava kaya tırmanışı olanakları ve muhteşem mağara, bisiklet ve yürüyüş parkurlarıyla ünlü Peak District Ulusal Parkı'nın engebeli kırlarını ve etkileyici kayalıklarını keşfedin. Ayrıca günlük gezilere çıkabilir ve Peak District'teki halka açık malikanelerin bazılarını ziyaret edebilirsiniz Manchester'dan tramvayla ulaşılabilen  Lyme Park, Peak District'in kenarında konumlanmış olan göz alıcı bir malikane. Biraz daha ilerlerseniz, yine en az bir o kadar görkemli bir malikane olan Chatsworth House'u görebilirsiniz. Her iki mekan da Aşk ve Gurur'un çeşitli uyarlamaları için kullanıldı; tüm Jane Austen hayranlarına duyurulur.

Kolay ulaşımı olan yerler sadece kırsalla da sınırlı değil; Liverpool, Leeds ve Sheffield da Manchester'a yaklaşık bir saat uzaklıkta yer alan şahane kuzey şehirleridir.

Birleşik Krallık’taki öğrenci hayatı hakkında daha fazla bilgi aşağıda yer alıyor.